Serbest Meslekler Hangileridir? Pedagojik Bir Bakış Hepimiz bir şekilde öğrenmeye maruz kaldık. Kimi zaman okullarda, kimi zaman iş dünyasında, bazen de hayatın içinde karşımıza çıkan anlarda. Öğrenmenin dönüştürücü gücü, insanın hem kendisini hem de çevresini şekillendirme kapasitesini artırır. Ve belki de serbest meslekler, bu süreçte öğrenmeyi hem kişisel gelişim hem de toplumsal anlamda daha geniş bir perspektiften keşfetmek için fırsatlar sunar. Serbest meslekler denildiğinde, aklımıza farklı alanlarda bağımsız çalışan bireyler geliyor. Ancak bu alanları sadece iş olarak görmek değil, eğitim, öğrenme teorileri ve toplumsal etkileşim perspektifinden de ele almak önemlidir. Çünkü serbest mesleklerin büyüklüğü ve çeşitliliği, her bireyin öğrenme yolculuğuna…
Yorum BırakSahne ve İlham Yazılar
Saçların Temiz Olduğunu Nasıl Anlarız? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Bakış Görünüşte basit bir soru: “Saçların temiz olduğunu nasıl anlarız?” Ancak, bu soru, yalnızca bireysel hijyenin ötesine geçerek, toplumsal yapıları, iktidar ilişkilerini ve demokrasi anlayışlarını sorgulamamıza olanak tanıyabilir. Saçların temiz olup olmadığını anlamak, bireyin özbenliğini ve kamusal kimliğini nasıl inşa ettiğini, ideolojilerin nasıl şekillendiğini ve en önemlisi, toplumsal düzenin hangi normlar etrafında döndüğünü anlamamıza yardımcı olabilir. Hadi gelin, bu soruyu siyaset bilimi ve toplumsal düzen perspektifinden ele alalım. Saç ve Toplumsal Düzen: İktidar, Normlar ve Temizlik Saçların temiz olup olmadığını belirlemek, sadece fiziksel bir değerlendirme değildir. Aynı zamanda, bu sorunun toplumsal…
Yorum BırakOsmanlı Sarayı: Toplumsal Yapıların, Güç İlişkilerinin ve Cinsiyet Rollerinin Yansıması Osmanlı Sarayı, sadece mimarisi ve görkemiyle değil, aynı zamanda toplumsal yapılar ve bireylerin etkileşimleri açısından da dikkat çeken bir kurumsal yapıdır. Bugün, sarayın bölümleri üzerine düşündüğümüzde, yalnızca taşlar ve duvarlar arasında geçmişin izlerini görmekle kalmıyor, aynı zamanda bir dönemin toplumsal normlarına, güç ilişkilerine ve kültürel pratiklerine de ışık tutuyoruz. Saray, toplumun farklı sınıflarından gelen bireylerin bir arada var olabildiği, ancak aynı zamanda onları belirli bir hiyerarşi içinde düzenleyen bir mekanizma olarak işlev görüyordu. Bu yazıda, Osmanlı Sarayı’nın bölümlerini, toplumsal adalet ve eşitsizlik perspektifinden ele alarak, sarayda var olan güç ilişkilerini…
Yorum BırakNietzsche Ağladığında Ne Anlatıyor? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimeler, bir anlatıcının ruhunun derinliklerinden yükselen yankılardır. Bir metin, sadece anlatılanların değil, aynı zamanda anlatanın içsel dünyasının da bir yansımasıdır. Edebiyat, insan deneyimini anlamak ve ifade etmek için kullanılan güçlü bir araçtır; bazen okurun ruhunda bir iz bırakır, bazen de düşünceleri ve duyguları yeniden şekillendirir. Friedrich Nietzsche’nin ağlaması, tam da böyle bir anı simgeler: İçsel çatışmanın, insan ruhunun kırılganlığının ve varoluşsal yalnızlığın en derin ifadesi. Ancak, bu ağlama sadece bir duygu boşalması değildir; Nietzsche’nin felsefesiyle iç içe geçmiş bir sembol, bir varoluşsal uyanıştır. “Nietzsche Ağladığında” adlı eser, bu felsefi derinlikleri edebi bir…
Yorum BırakMevlana Neden Rûmî Deniyor? Kültürel Görelilik ve Kimlik Arayışı Dünya, sonsuz kültürel çeşitliliğiyle adeta bir mozaik gibidir. Her bir parça, kendine has özellikler, inançlar ve ritüellerle şekillenir. Bu çeşitlilik, farklı toplumların tarihini ve yaşam biçimlerini anlamamıza olanak tanırken, aynı zamanda birbirimizi anlamamızı engelleyen sınırlar da yaratabilir. Ancak, bazen bu sınırlar, farklı kültürlere ait kimlikleri ve sembolleri keşfederken, anlamlı bir köprüye dönüşebilir. Mevlana Celaleddin Rumi’nin “Rûmî” olarak biliniyor olması da bu kültürel etkileşimin, kimlik oluşumunun ve sembolizmin bir örneğidir. Bu yazıda, Mevlana’nın neden “Rûmî” olarak tanındığını antropolojik bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Kültürel Görelilik ve Kimlik Arayışı Kimlik, sadece bir kişinin kendini…
Yorum BırakMaddi Yardımlaşma: Psikolojik Bir Mercekten Bakış Kendi içimde, insan davranışlarının ardındaki duygusal ve bilişsel süreçleri anlamaya çalışırken sıkça karşılaştığım bir soruya takıldım: Neden insanlar başkalarına maddi yardımda bulunuyor? Yardım etmek, bazen bir içgüdü, bazen de bilinçli bir seçim olabilir. Ama gerçekten, insanın başkasına maddi yardımda bulunmasının ardında ne gibi psikolojik dinamikler var? Bu soruyu anlamak, insan doğasının derinliklerine inmeyi gerektiriyor. Belki de maddi yardımlaşmanın sadece bir davranış değil, insan ruhunun yansıması olduğunu anlamak, bize farklı bir bakış açısı kazandırır. Maddi yardımlaşmanın psikolojik boyutları, bilişsel, duygusal ve sosyal süreçlerle iç içe geçmiş durumda. Bunu anlamak, insanların birbirine yardım etme kararlarını şekillendiren…
Yorum BırakErgenlerde Baş Ağrısı: Edebiyatın Işığında Bir Derinlik Kelimelerin gücü, insanın içsel dünyasını anlamasına yardımcı olmanın ötesinde, bazen onun en derin acılarını ve çelişkilerini de ortaya çıkarır. Bir baş ağrısı, fiziksel bir rahatsızlık olmanın ötesinde, daha büyük bir hikayenin parçası olabilir. Ergenlik, yalnızca bedensel bir değişim süreci değil, aynı zamanda psikolojik, duygusal ve sosyal bir dönüşümün de adıdır. Her baş ağrısı, belki de o karmaşık, kaybolmuş kimlik arayışının bir yansımasıdır. Peki, edebiyat bu baş ağrısının izini sürerken bize ne anlatır? Birçok yazarın karakterlerinin içsel fırtınalarını anlamamıza yardımcı olan bu baş ağrıları, belki de daha derin bir varoluşsal sorgulamanın, bir bireyin dünyayla…
Yorum BırakKimyasal Çözünme Nerede Fazla? Bir Başlangıç, Bir Son Kayseri’nin sabahları, sabahın ilk ışıklarıyla uyanan eski taş sokaklarında bir başka oluyor. O sabah, güneş yüzümü ısıttığında, biraz da güneşin o kırmızı-kahverengi tınısında kaybolmuşken içimdeki fırtına başlamıştı. Her şey başlamak üzereydi, yine… Ama neyin başlangıcıydı bu? Sadece kendimi kaybetmiş, boğulmuş bir şekilde düşüncelerimin içinden çıkmaya çalışan bir gencin, her geçen gün biraz daha çözülen bir kimyanın hikâyesi. Çözünme… Evet, kimyasal çözünme. O an, içimdeki kararsızlık tam olarak orada, bu kelimenin anlamını anladım. Çözülmeye Başlamak Bazen içsel bir çözülme, dışarıdan hiç gözle görülmez. Kimyasal çözünme gibi, bir şeyin tamamen erimesi uzun zaman alır.…
Yorum BırakHürsan Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından İnceleme İstanbul’un sokaklarında yürürken, bir an için etrafınızdaki insanlara dikkat kesilin. Toplu taşımada sıkışan kalabalık, işyerindeki sessizlik, kafelerdeki akşam sohbetleri… Her bir ortamda, belirli bir kelime ya da kavramın nasıl farklı şekillerde yankı bulduğuna tanık olabilirsiniz. Bu yazıda, “Hürsan” kelimesinin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından ne ifade ettiğini, günlük hayatta karşımıza çıkan örneklerle açıklamaya çalışacağım. Hürsan Ne Demek? Kelime anlamı olarak “Hürsan”, özgürlük ve bağımsızlıkla ilişkili bir kavram olarak algılanabilir. Ancak, bu basit anlamın ötesinde, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve sosyal adaletin sınırlarını zorlayan bir kelimeye dönüşebilir. Hürsan, sadece…
Yorum BırakAntalya Neyi İle Ünlüdür? — Bir Psikolojik Mercekten Keşif Antalya’yı düşündüğümde ilk gelen imgeler yalnızca turkuaz deniz, sıcak güneş ve tarihi kalıntılar değil. Zihnim önce “neden bu şehir bu kadar çok insanın dikkatini çeker?” sorusuna takılıyor. İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri merak eden biri olarak benzer bir merakla Antalya’nın ününü psikolojik bir çerçeveden irdelemek istedim. Bu yazıda Antalya’nın neyi ile ünlü olduğunu sadece coğrafi ya da kültürel özelliklerle değil; bilişsel, duygusal ve sosyal etkileşim süreçleri üzerinden ele alacağız. Antalya İmajının Bilişsel Temelleri Antalya’nın “popüler turizm destinasyonu” olarak algılanması, bilişsel süreçlerimizde nasıl kodlanıyor? Bilişsel psikoloji bu tür imajların nasıl…
Yorum Bırak