İçeriğe geç

Kültürsüzleşme nedir ?

Kültürsüzleşme Nedir? Bir Kayseri Gününde Kaybolan Anlamlar

Bir sabah Kayseri’de, güneş tam tepemdeydi. Kahvaltı masasında annem, eski bir Türk filmi izlerken, ben sabahın ilk saatlerinde yazmaya başlamıştım. O gün bir şey beni içten içe rahatsız ediyordu, ama ne olduğunu tam anlayamıyordum. Şehirdeki o eski havayı, kasaba gibi ama modern olma çabasındaki Kayseri’yi, adım attıkça kaybolduğuna inandım. Belki de kültürsüzleşme diye adlandırılacak şey tam olarak buydu.

Bir Kadın, Bir Film ve Kaybolan Kültür

Gözlerim televizyonun ekranına takıldı. Annemin izlediği eski Türk filmi, yıllar önce popüler olmuş ama şimdi kimsenin hatırlamadığı bir yapımdı. “Ne olacak bu kadar insanın hali?” dedi annem, filmin başındaki kadın karaktere bakarak. “Çok acıklı bir şey, ama eski zamanlardaki gibi değil. Şimdi her şey değişti.” Bir an, sessizlikte kalakaldım. Annemin söyledikleri kafamda dönüp duruyordu. Şu anda yaşadığımız hayatla, geçmişin kültürü arasındaki farkı tam olarak anlayamıyordum.

İçimden bir şeyler kopuyor gibiydi, sanki her şey ama her şey birbirine karışıyordu. O eski filmlerin getirdiği duygusallık, bir zamanlar insanların birbirine bağlı olmasının, kendini ifade edebilmesinin çok kıymetli olduğu zamanların yankılarıydı. Ama artık hiçbir şey böyle değildi. Bir zamanlar annemin izlediği filmlerin yerini, sayısız modern dizi ve belgesel aldı. Sadece eğlencelik, hep yüzeysel bir şeyler. Her şey daha hızlı ve daha tüketilebilir. Çocuklar, gençler telefonlarına bakarken, o filmdeki kadın karakterin gözlerindeki çaresizliği göremiyorlardı.

Kültürsüzleşme: Bir Gölgenin Arkasında Kayıp Bir Duygu

Ben Kayseri’de büyüdüm, bu şehirde var olan her yeri bir şekilde tanırım. Ama son zamanlarda, şehrin köylerindeki o eski geleneği, sıcak çayı, komşu sohbetlerini kaybettiğimizi hissediyorum. Kültürsüzleşme, tam da buradan başlıyor: İnsanlar birbirlerine ne söylediklerini bile anlamıyor. İletişim, yüzeysel olmanın ötesine geçemiyor. Kültürsüzleşme, sadece bilgi kaybı değil; bir duygusal boşluk, bir bağın kopmasıdır.

Geçenlerde kafede arkadaşlarımla buluştuk. Sohbet ettik, güldük, takıldık ama bir noktada gözlerim kaymaya başladı. Telefonlar çıkıp, gözler ekrana takılınca, herkes bir anda kayboldu. Ne geçmişteki muhabbetin tadı vardı, ne de o eski kaybolmuş anlamlı sohbetlerin. Herkesin kendi içinde kaybolduğu, sadece birer figür haline geldiği bir an. O zaman ne düşündüm? Bu kültürsüzleşme değil de neydi? Ya da belki de kültürün içine sızmış olan ‘gelişmişlik’ denen şey, ne kadar yapay ve ne kadar da boş bir kabuk gibi geliyordu.

Kültürsüzleşme, sadece eski zamanların yok olması değil. Kültürün içi boşaltılıp, bir tüketim nesnesine dönüştürülmesidir. İster istemez, o kadim kültürün bir parçası olan insanlar da ona ayak uydurmak zorunda kalıyor. Sonra ne oluyor? Bütün değerler kayboluyor. Gerçek anlamda bir bağ kurmak, birinin gözlerine bakıp “nasıl hissediyorsun?” diye sormak bile zorlaşıyor.

Bir Yudum Çay, Bir Anı ve Umut

Bugün, sabah yazmaya başladığım bu yazıyı bitirirken, Kayseri’nin sokaklarında yürüdüm. Bazen, bir yudum çay alıp, bir köşe kafede oturup izlemek istiyorum her şeyi. Şehirdeki eski sokakları, taşları, duvarlardaki eski yazıları. Ama hayat hızla geçiyor ve ben bu hızla birlikte kayboluyorum. Kaybolan şey kültür, diyorum kendi kendime. Ama sonra birden, içimde bir umut beliriyor. Belki de kültürsüzleşme dediğimiz şey, sadece geçici bir şeydir. Geçmişin hatıralarını tekrar hatırlamak ve onları yaşatmak bizim elimizde. Yavaşlamak, sadece bir anı yaşamak, eski sohbetleri yeniden yapmak… Bunlar kaybolan şeyleri geri getirebilir.

Bir an düşününce, o eski filmler belki de bugün kaybolmuş gibi görünen kültürü geri getirebileceğimiz bir kapıdır. Yavaş yavaş eskiye dönmek zor, evet, ama bir adım bile attığınızda, belki her şey biraz daha anlamlı hale gelir. Ve kültürsüzleşme dediğimiz şey, bir şekilde halledilebilir. Kültürü yok etmeyen bizler, onu yaşatanlarız.

Sonuç: Kültür, Bizi Bir Arada Tutan Şeydir

Sonuç olarak, kültürsüzleşme bir hastalık gibi her yere sızabilir. Ama tıpkı eski Türk filmi gibi, geçmişi hatırlayarak, geçmişten güç alarak, bir toplum olarak yeniden değerlerimizi yaşayabiliriz. Kültürsüzleşme, sadece kaybolmuş bir kavram değil; yeniden keşfettiğimizde, belki de eski o sıcak çayı yudumlamak kadar içimizi ısıtacak bir şey olabilir.

Evet, belki de kültürsüzleşme diye düşündüğümüz şey aslında geçmişin izlerini kaybetmek değil; o izleri yeniden bulabilmek için bir fırsattır. Bunu yapmak zor, ama inanın, buna değer.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbetvd casino girişvdcasinohttps://www.betexper.xyz/